Ey Türk ve Müslüman istikbalinin kahraman ihtiyarı, İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen sana asırlar boyu elden ele gelen bu vatanı ve bayrağı yere düşürmemen, Her gün beş vakit okunan bu topraklardaki Ezanı Muhammediye sahip çıkmandır. Son nefes çıkmadan candan ümit kesilmez deyip, üzerindeki bu bedbaht örtüyü atıp silkelenmendir. Sağına soluna bakıp ben bir devin torunu dev oğlu devim deyip üzerine üşüşmüş medeniyetsiz medeniyeti ters yüz etmendir.
EY TÜRK İHTİYARLIĞI
Birinci vazifen Ruh ve Beden sağlığını korumak, maddi ve manevi mirasını ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir. Günümüzde ve istikbalde dahi seni Ruhsal ve bedensel sorunlarınla yalnız bırakıp, elinden tüm maddi ve manevi hazinelerini alarak, seni bu hazinelerden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedbahtların olacaktır.
Bir gün yaş kemale erip, gücün ve takatin kalmadığında elinde avcunda kalan son sermayen olan manevi hazinelerini şeytan ve şeytanlaşmış insanlara karşı müdafaa mecburiyetine düşersen, son nefesinde bile vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin. Bu imkan ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. Senin Ruh ve sağlığına kastedecek düşmanlar maddi ve manevi mirasını yok edebilecek, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile seni sağda solda bu hazinelerden mahrum etmek isteyen merdiven altı üretim yapan gıda teröristleri, sağlığınla oynayan her türlü hile ve desiselere başvuran hile bazlar, sağlığına kavuşman için para budalası mantar gibi çoğalan özel hastanelere sevk edebilirler. Senin bu hastalıklarını sömürerek kendilerine maddi çıkar elde edebilirler. Bedensel hastalıkların Ruhsal hastalıklara sebebiyet verebilir. Sen bu ahval ve şerait içinde bile hastalıklara yenilmeyecek, bilumum kocakarı ilaçlarını deneyecek tüccar tıp hekimlerine sağlığını teslim etmeyeceksin. Muhtaç olduğun şifa, kudret narı, zencefil, nane limon, bal karışımda, sarımsak, çörek otu ve zeytinyağlı otlu ege yemeklerinde mevcuttur. Hayatta hangi yaşta olursan ol bedbah düşmanlarının karşısına zımba gibi dimdik dikileceksin.
Ey orta yaşa gelmiş Türk ve Müslüman ademoğlu ikinci vazifen maddi ve manevi mirasını elinden almak isteyen aziz vatanın dört bir köşesini sosyal medya, diziler, filimler çeşitli ecnebi yöntemlerle seni ve senin neslinin ruh dünyasını ifsat eden, manevi dinamiklerinin dibine dinamit koyanlarca, kalbinin bütün yıkılmaz kaleleri zaptedilmiş, manevi ummanlara açılacak bütün tersanelere girilmiş, gemilerin tersine çevrilmiş, bütün manevi önderlerin binbir türlü iftiralarla asılmış, kalanları herbiri bir tarafa sürgüne gönderilmiş, dağıtılmış ve memleketin her bir köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar seni ve senin manevi dünyanı unutmuş, kendi menfaat ve çıkarları uğruna gaflet ve delalet içinde bulunabilirler. Bu aziz millet ve sen, fakr-ü zaruret içinde manen harap ve bitap düşmüş olabilirsin.
Yeni dünya düzeni diye zehirledikleri evlatların ve torunların seni ücra huzursuz bir eve bırakmış olabilirler. Oradaki bedbah huzursuz ev sağlıkçıları sana hiçte sağlıklı davranmıyor olabilirler. Evlatların seni terk edip unutmuş olabilirler. Maddi mirasını paylaşabilmek için senin ruhunu teslim etmeni dört gözle beliyor olabilirler. Unutma ki insan ne ekerse onu biçer. İşte bu ahval ve şerait içinde bile imanını çalmak isteyen iblislere teslim etmeyeceksin. La havle deyip tüm sıkıntılara göğüs gereceksin.
Ey Türk ve Müslüman istikbalinin kahraman ihtiyarı,
İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen sana asırlar boyu elden ele gelen bu vatanı ve bayrağı yere düşürmemen, Her gün beş vakit okunan bu topraklardaki Ezanı Muhammediye sahip çıkmandır. Son nefes çıkmadan candan ümit kesilmez deyip, üzerindeki bu bedbah örtüyü atıp silkelenmendir. Sağına soluna bakıp ben bir devin torunu dev oğlu devim deyip üzerine üşüşmüş medeniyetsiz
medeniyeti ters yüz etmendir. Senin arkandan sana Fatihalar okuyacak torunlarına kol kanat, onlara can suyu olmandır. Vatanın içine düştüğü bataklıktan kurtulması için son nefesine kadar dik durmandır.
Muhtaç olduğun kudret senin asırlar öncesindeki asil köklerinde mevcuttur.
Not: İnsan bu kirli dünyada ikikez yıkanır. Biri doğarken ebe seni yıkar, diğerini ölünce gassal yıkar. Önemli olan iki yıkama arasında temiz kalabilmektir. Tüm yaşlı ve yaş almışlarımızın ellerinden öper, saygı ve sevgilerimle…..